12 Mart 2017’den not

BEN ESRA ÖZAKÇA GÖZALTINA ALINAN EŞİM SEMİH ÖZAKÇA VE AKADEMİSYEN NURİYE GÜLMEN’İN SERBEST BIRAKILMASI İÇİN AÇLIK GREVİNE BAŞLADIM!
Eşim Semih Özakça ve Nuriye Gülmen , sosyolog Veli Saçılık ve öğretmen Acun Karadağ ile sürdürdükleri ‘işimi Geri İstiyorum’ talepli oturma eylemini 121 gün boyunca sürdürdü. Bizler hırsız değiliz, katil değiliz, darbeci değiliz. İşimizi geri istemek için alanlara çıktık. Arkadaşlarımız 120 gün boyunca 23 kez gözaltı, gazlı saldırı ve işkence yaşadılar. İmzalar topladılar, meclise gittiler, imzalarını verdiler , davalar açtılar. Fakat işe dönme talepleriyle ilgili hiçbir gelişme olmadı. 11 Mart itibarı ile başlayacakları süresiz açlık grevi kararını almışlar ve kamuoyuna bildirmişlerdi. Seslerini bir de mecliste duyurmak için sayın Şenal Sarıhan ile bir basın açıklaması yaptılar. Bu açıklama bitip meclisten çıkıldığında, önce Acun Karadağ bir kaç dakika sonra da eşim Semih Özakça ve Nuriye Gülmen Ankara TEM şube tarafından gözaltına alındılar. Acun Karadağ’ın Ankara’daki ve Semih Özakça’nın Eskişehir’deki evlerinde aramalar yapılmıştır. Her dönemin aydınının yaşadığı gibi hiçbir suç unsuruna rastlanmamış, sadece kitaplarına el konmuştur. Acun Karadağ sağlık durumu ve gözaltında yaptığı açlık grevinde su-şeker-tuz gibi alınan gıdaları reddetmesi ve avukatlarının çabası sonucu 10 Mart Cuma günü savcılığa çıkarılmış ve adli kontrolle serbest bırakılmıştır. Fakat Nuriye Gülmen ve Semih Özakça savcılığa çıkartılmayarak keyfi bir şekilde hala gözaltında tutulmaktadır. Neden hala gözaltında olduklarını merak ediyoruz ve soruyoruz; 120 gün boyunca alanda olan insanlar niçin açlık grevi yapacakları öncesi gözaltına alındılar. Suçlamalar ne? 120 gün boyunca derdini kamuoyuyla paylaşmış, internette günlüklerinde yazmış insanlar ne ile suçlanıyor? Suçları işlerini geri istemek midir?

Arkadaşlarımız gözaltına alındığı andan itibaren oturma eylemi aksamamış, bizler arkada kalanlar tarafından yürütülmüştür. Aynı şekilde arkadaşlarımızın ilan ettiği 11 Mart programını hayata geçirmek, gözaltılarını protesto etmek için açlık grevi ilan edeceğimiz açıklamamızı yaparken onlarca polis tarafından saldırıya uğradık, işkence ile gözaltına alındık. İşkence tüm emniyet aşamaları boyunca sürdü, gün sonunda kabahatler kanunundan ceza kesilip salıverildik. Gözaltından çıkınca doğru Yüksel caddesine geldik. Gözaltındaki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın serbest bırakılması talebiyle açlık grevi yapan arkadaşlarımızın yanına geldik. Ben de gözaltına alındığım an itibarı ile eşim Semih Özakça ve Nuriye Gülmen’in gözaltından serbest bırakılması talebiyle açlık grevinde olduğumu ilan ettim. Bugün aynı taleple açlık grevime Yüksel Caddesinde devam ediyorum.
Arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyorum, işini istemenin hangi suça iştikal ettiğini merak ediyorum. İşini istemek suç değildir. Arkadaşlarımıza komplo kurulmaya çalışılıyor, fakat bu komployu boşa çıkartacağız!

İşini, Ekmeğini İstemek Suç Değildir!
Eşim Semih Özakça Serbest Bırakılsın!
Akademisyen Nuriye Gülmen Serbest Bırakılsın!
Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız!

İHRAÇ EDİLEN ÖĞRETMEN ESRA ÖZAKÇA

Nuriye Gülmen’nin gözaltna alınmadan birgün önce ( 8 Mart) açlık grevi hakkındaki açıklamalarından bir kesit.

 

Reklamlar