28 Şubat 2017’den not

Cesaret Neyin Korkmaya Değer Olduğuna Karar Verebilmektir: 112. gün

Geçen cumartesi İstanbul’daydım. Grup Yorum’un çalışmalarını devam ettirdiği İdil Kültür Merkezi tarafından düzenlenen “AKP’nin Gücü Grup Yorum’a Yetmez” etkinlikleri kapsamında Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Barkın Timtik’le birlikte söyleşiye davet edildik. Çok güzel, dolu dolu bir söyleşi oldu. Benim için söyleşinin en güzel yanı Barkın’ı dinlemekti. İkincisi ise dinleyenlerin coşkusu, direnişe dair motivasyonları ve ilgileriydi. Direnişi bu kadar heyecanla takip eden ve merak eden bir kitleyle daha önce hiç karşılaşmamıştım.

Direniş dostları dediler ki; hava durumunu takip eder gibi Yüksel direnişini takip ediyoruz. İnsan alandayken, paylaştığı bir fotoğrafın, bir anın ne denli kıymetli olabileceğini kestiremiyor. İnsanların ilgisini görünce alandan daha çok şey paylaşmalı, alanın duygusunu, direnişin coşkusunu sosyal medya insanlarına taşıyabilmeliyiz diye düşündüm.

Barkın’ın konuşması çok güzeldi. Bana ayrı bir motivasyon ve güç verdi. Çok sade bir zihinle, dupduru kelimeleriyle anlattı “neden direnmeliyiz”i, kendisinin neden direndiğini. O gün Barkın’ın aktardığı bazı sözler zihnime kazındı. Biri Aristoteles’ten: Cesaret, neyin korkmaya değer olduğuna karar verebilmektir.

Ben de ölüm orucu şehidi Berkan Abatay’dan örnek verdim aynı konuşmada, aynı tema çerçevesinde. Konuşurken zihnimde kaldığı kadarıyla aktarmıştım. Şimdi metinden alıyorum: Yoldaşlarım benim cesaretimi anlatacak muhakkak. Ama ben size korkularımı anlatacağım. Kimse korkusuz olduğunu iddia etmesin, yoktur böyle biri. Önemli olan korkularını tanımak, onları tüm duygularıyla birlikte yönetmektir. Ben en çok alnıma leke sürülmesinden korktum. Öyle bir sonla karşılaşmamak için her gün sorguladım kendimi. Yaşama nedenlerimi, neden öldüğümü… O kadar çok soru sorup o kadar çok cevapladım ve yüreğimin içindeki en küçük titremeyi dahi tanımlamak için o kadar çok düşündüm ki tahmin bile edemezsiniz.”

Bazı korkularımıza rağmen, bazı korkularımızı ise besleyerek direnmeliyiz. Çok korkmalıyız, çaresiz gibi kalmaktan, öylece durmaktan, beklemekten; çok korkmalıyız onurumuza sahip çıkamamaktan. Çok korkmalıyız, öğrencilerimize salık verdiklerimizi hayata geçirememekten. Çok korkmalıyız, teslim olmaktan. Ödümüz kopmalı. Ayrıca bilmeliyiz: Ne güzel korkudur onlar. Bizi insan yapar.

Bugün alanda Grup Yorum için adalet istedik. Dışarıda kalan Yorumcular, tutsak Yorumcular için topladıkları imzaları Adalet Bakanlığına getirmişler. Gelmişken hem bizim eylemimize destek olmak, hem de Grup Yorum’un mahkemesine çağrı yapmak için açıklama yaptılar alanda. Onur duyduk, mutlu olduk. Yarın tüm tutsak Grup Yorum elemanlarının serbest bırakılmasını bekliyoruz. Bir yanımız Çağlayan’da.

Yarın, direnişin 113. gününde, Ankara’nın yalancı baharında, yine anıtımızın önünde olacağız. 113. günün ısrarı ve kararlılığıyla.

Selam ve sevgiler
Nuriye

Not: Direnişçiler artıyor. Sevgili Mahmut Konuk Abimiz iş yerinin önünde direnişe başladı. Haftada bir gün (Pazartesi 11:30-13:30) iş yeri önünde, diğer günler bizimle birlikte sık sık direniş alanında olacak.

Reklamlar