21 Aralık’tan not

Direnişin 42. gününde Semih Öğretmen’den selam var:

Direniş ve Sevda
Direnmek; Zalime ve onun zulmüne, direnmek haksızlığa ve adaletsizliğe, direnmek onur ve namus için ve diremek gerek ayrılıklara ve hasretliğe. Yozluğun, kokuşmuşluğun, pisliğin yayılmaya çalışıldığı bu düzende gerçek sevdalar ve hasretler yaşayan bizleriz. Bizler vatanını, halkını, sevdasını sevmenin ustasıyız. Bunun için hasretlikler çok zor gelse de mücadelemizden vazgeçmeyiz. Usumun ve yüreğimin derinliklerinde ve en yakışıklı yerinde olan eşimin, yoldaşımın öğretmenlik mesleğine iade edildiğini öğrendik. Benimle birlikte açığa alınmıştı ve ben daha sonra ihraç edilmiştim. Açıkta olduğundan onunla aynı mekanı paylaşıyor ve beraber direniyorduk. Ayrılık vakti gelip çattı ve Mardin’ e döndü. Onsuz işim çok zor olacak. Ama aynı mekanda olmasak bile aynı yoldayız. Yaşadığımız bir ayrılık değil aslında. Ayrılıklar özlemlerin bittiği yerde başlar. Ben her gün, her saat, her saniye özleyeceğim güzel günleri ve sevdamı.
Direniş alanımız her an dolu oluyor. Şimdiye kadar bir- iki dakika kadar yalnız kaldık ve destekçilerimiz her daim ihtiyaçlarımızı ve isteklerimizi soruyorlar. İhtiyaçlarımız anında karşılandığından çoğu zaman bir ihtiyacımız yok, sağ olun cevabını vermek durumunda kalıyoruz. Çoğu kişi direnişin bir köşesinden tutmak istiyor. O anda direnişi daha ileri bir boyuta taşımamız gerektiğini hatırlıyorum. Direnişimizi kısmen de olsa Programlı bir hale getirdik. Eylem öncesi, eylem anı ve sonrasında neler yapabileceğimizi haftalık ve uzun vadede programladık. Eylemin böylece daha verimli ve hareketli olduğunu düşünüyorum. Etkinliklerimizi sosyal medya üzerinden duyurmaya başladık. Kahvaltı, sokak tiyatroları, şiir ve öykü okuma etkinlikleri, müzik dinletisi, fotoğraf sergisi, film seyretme vb. birçok etkinlikten bazılarını hayata geçirdik. Bunları sürekli hale getirip alanın hareketliliğini korumayı düşünüyoruz. Bütün halkımızı organizasyon işlerine ve etkinliklere katılmaya davet ediyoruz.
Sanırım bir gazete olan Alman Berliner Zeitung’ da bir yazar ve tercüman bizimle uzun uzun röportaj gerçekleştirdi. Yazar söylediğimiz ve gördüğü her şeyi yazıyordu. Şöyle ifade edeyim; defterinin sayfaları yaza bitti. Ben bir defterin bittiğine o ana kadar hiç şahit olmamıştım yakılmasının dışında. Öyle ki benim defterlerimin hepsi yarım kalmıştı her zaman. Defterlerde yaza yaza tükendiğine göre biz de bu direnişi yaşaya yaşaya zaferle bitirebiliriz. Esasen direniş bitmeyecek tarih yazacak, diğer direnişlere örnek olup sonsuza bir miras bırakacak. Buna inanıyorum. Direnişin kazanacağına inancımız tam. Biz başarırız. Çünkü biz çok büyük bir insanlık ailesinin fertleriyiz.
Ve şimdiden: YAŞASIN DİRENİŞ, YAŞASIN ZAFER.
Kendinize has bakın. Herkese selam… Semih Öğretmen

21-aralik

Reklamlar