17 Kasım’dan not

Direniş Güncesi (9. Gün) ve Çağrı

Açlıktan ölen iki buçuk yaşındaki Kübra’nın haberini bu sabah, bir önceki günün güncesini yazarken okumuştum. İçim doldu taştı haberi okuyunca. Onun yarattığı öfkeyle çıktım anıtın önüne.

Bana destek olmak isteyen DGB’den bir arkadaş da vardı. Çevik getirmişler, yine saniyeler içinde saldırdılar. Ters kelepçe yaptılar, aracın içine attılar ikimizi de. Kelepçelerimizi çıkardık, bu kez de “üstünüzde kesici alet var” diye tutturdular. Sanki ilk kez kelepçe çıkaran birini görüyorlar. Günün sorusu buydu: “O kelepçeleri nasıl çıkardınız?” İnsan aklıyla dalga geçtiklerini düşünüyorum bazen.

Hastanede üst araması yapmaya kalktılar. Hastane çıkışı yine kelepçe takmaya çalıştılar. Hakimlere, savcılara bile kelepçe takıyorlarmış, rutin bir uygulamaymış, takmak zorundalarmış vs. “İşimi istiyorum” diyen birini utanmadan, işkence yaparak gözaltına alıyorlar, sonra bir de gözaltı rutini uygulamaya çalışıyorlar. Rutinlerini de, gözaltılarını da tanımıyorum. Suç işleyen onlar, kendilerine taksınlar kelepçelerini.

İlk gözaltı muayenesini yapan doktor yeminine sadık, gerçek bir hekimdi. Yirmi dakika boyunca muayene etti beni. Vücumdaki bütün işkence izlerini ayrıntısıyla yazdı. Meslek onurunu koruyan, işini hakkıyla yapan hekimler de var bu memlekette. Var olsunlar!

Bugün çok taze bir umutla da çıktım oturma eylemine. Sevgili dostlarım Esra ve Semih Özakça da direnme kararı almışlar. Mardin’in Mazıdağ ilçesinde sınıf öğretmenliği yaparken KHK’yla açığa alındılar. Semih daha sonra 29 Ekim KHK’sıyla işten atıldı. Bugünkü açıklamalarında demişler: “Sizi açlıkla terbiye ederiz, diyorlar. Reddediyoruz! Biz evrensel, bilimsel doğrularla öğretmenlik yaptık, yapacağız. Sizin terbiye ettiklerinizden olmayacağız. Biz kendi sandalyemizden asla kalkmayacağız!” Ne denir böylesine?

Sadece “terbiye olmuyoruz”, “reddediyoruz” demek için bile direnmeli! “Biz haklıyız!” demek için, “buradayız” demek için, teslim olmamak, onurumuzu korumak için direnmeli.

Bu memleket bizim, hiçbir yere gitmiyoruz. İşlerimiz bizim, öyle kolay elimizden alamayacaksınız. Öğrencilerimiz bizim, bizi onlardan koparamayacaksınız. Direniş büyüyor, büyüyecek. Kamu emekçileri bu adaletsizliğe boyun eğmeyecek.

Yarın yine saat 13:30’da anıtın önünde olacağım. Beklerim.

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi , gülümseyen insanlar , iç mekan

Araştırma Görevlisi Nuriye Gülmen 8. gününde 8. kere gözaltına altına alındı. Kendisine destek veren Devrimci Gençlik Birliği’nden (DGB) bir kişi de Nuriye ile birlikte polisin saldırmasıyla gözaltına alındı.

“İşkence yapılarak alındık. Devrimci Gençlik Birliğinden arkadaşın yüzüne tekme attılar. İkimize de ters kelepçe yaptılar. Arabanın içine yüz üstü attılar. İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek! Yaşasın Direnişimiz!”

Nuriye Gülmen

Saat 17 sularında Nuriye ve DGB’li arkadaşımız serbest bırakılmışlardır.
Nuriye Gülmen’e…
Sevgili Nuriye! O insan hakları anıtı önünde direniyorsun ya işin ekmeğin için, bilim için,güvenceli iş güvenli gelecek için, tarih yazıyorsun güzel insan.
Seni gözaltına alırken götürüyorlar ya kolunu bükerek, devleşiyorsun, tasiyamiyorlar da ondan…
Öfkeliler ya sana karşı, gözaltında gülümsüyorsun karanlıklar aydınlanıyor da ondan.
Direnişini saygıyla selamlıyorum. Bugün Halim Şaşmaz Ortaokulu önünde olacağım aynı talepler için 12: 30 da. Oradan sana selam göndereceğim.
Sevgiyle, dostlukla…
Acun Karadağ

**Video Seyri Sokak’tan alınmıştır. Çekim için direnişteyiz.org’a teşekkürler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s