16 Kasım’dan not

“Direniş Güncesi (8. Gün) ve Çağrı

Günceyi yazmak bugüne kaldı. Dün (16 Kasım) 2:30’da çıktım alana. Yaklaşık bir saat anıtın önünde kaldım. Bildiri dağıttım, insanlarla uzun uzun konuşma fırsatım da oldu. Kamu emekçilerine yönelik işten atma ve açığa alma saldırılarının esasında iş güvencemizin elimizden tammen alınmasının bir önceki adımı olduğunu, işlerimize dönsek bile iş güvencemiz için direnmekten başka bir seçeneğimiz olmadığını anlattım.

Geçtiğimiz günlerde Kocaeli Üniversitesinden 19 (eski) ÖYP’li araştırma görevlisinin işine son verildi. 674 sayılı KHK’yla ÖYP’li araştırma görevlileri 50/D kadrosuna geçirilmişti bildiğiniz gibi. ÖYP’lilerin kadro güvencelerinin elinden alınmasından sonra doktorası bitenlerin ilişikleri kesilmeye başladı. Kocaeli bunun örneği. Tüm ÖYP’lileri aynı tehlike bekliyor. 50/D’liler zaten yıllardır güvencesizlikle çalışıyorlar. Tüm akademisyenleri ve kamu emekçilerini de bekleyen bu. Buna karşı mücadele etmek artık bir seçenek olmaktan çıktı, bir zorunluluk. Bu yüzden en başından beri, direnişimin aslında bir çağrı olduğunu yineliyorum. İşime dönmek istiyorum, adaletsizliği sineye çekmek istemiyorum. Diğer taraftan iş güvencemiz için mücadele çağrısı yapıyorum.

Dün uzun kaldık gözaltında. Akşam 9’a doğru çıktık. Bu kez gözaltı işlemi yaptılar, para cezası kesmediler. Nezarethanede bizden başka dört genç vardı. Biriyle daha önceki gözaltımda da karşılaşmıştım. Kaç gündür orada kaldığını bile bilmiyor. Türkçeyi çok az anlıyor, derdini anlatamıyor. Diğer üç genç polisle tartışmışlar Kızılay’da. Adana’dan çalışmak için gelmişler. Gencecik, pırıl pırıl çocuklar. Barodan gelen avukat savunma bile yapmamış. Tutuklandılar. Sincan’a götürüldüler. Elbette kimin neden orada olduğunu tam olarak bilmem mümkün değil. Ama suçun toplumsal olduğunu ve sistemin suç ürettiğini biliyorum. Bu çocukların yeri hapishaneler olmamalı.

O kadar çok adaletsizlik hikâyesi var ki bu memlekette. Hiç haberdar olmadığımız, hapishanelerde, nezaretlerde, inşaatlarda, şehir merkezlerinde, evlerde yaşanan milyonlarca hikâye. Birini dün duyduk. Samsun’da 2,5 yaşındaki bir bebek açlıktan ölmüş. Anne, diğer çocuklarım da aç, diyor. Adaletsizlikten başka bir şey üretmeyen “bu düzene lanet gitsin” diyorum.

Bugün açlıktan ölen Kübra için de atacağım sloganlarımı. Saat 13:30’da anıtın önünde. Herkesi beklerim.”

kubra

Arkadaşlarımız akşam saatlerinde serbest bırakılmışlardır.

16 Kasım tarihinde saat 14:30 gibi Yükel Caddesinde taleplerini ve hukuksuzca açığa alınmasını halka anlatan Akademisyen Nuriye Gülmen kendisini destekleye ODTÜ Öğrencisi İlhan Kaya ile birlikte gözaltına alındı.

14993375_1361779397189329_3707357106931130579_-16-kasim

**Videolar Seyri Sokak’tan alınmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s