14 Kasım’dan not

Nuriye’nin mesajı:

“Direniş Güncesi (6. gün) ve Çağrı
Aynı heyecanı her gün duyuyorum. Gözaltına alınma anına kadar kalbim gümbür gümbür atıyor. Gözaltı aracına binince soluk soluğa kalmış bir halde oluyorum, yavaş yavaş sakinleşiyorum.
Bugün ikinci dakikada alındım. Anıtın önüne geçer geçmez oturdum. Polisler hemen geldiler. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet ettiğimi, burada oturamayacağımı, oturmaya devam edersem gözaltına alınacağınımı söylediler.

Toplantı ya da gösteri yapmadığımı, sadece oturduğumu söyledim. Sonra etraftaki insanlara anlatmaya başladım. Yine küçük bir halka oluştu etrafta. İnsanların ilgisi üstümüzde toplandı. Önceki günden ders çıkarmış polisler, hemen müdahale ettiler. Hüseyin yine yanımdaydı. Anıttan bulvara kadar olan mesafe polis eşliğinde zorla götürülmek için oldukça uzun sayılır. Bir taraftan polislerin sürüklemelerine, çekiştirmelerine engel olmaya çalışıp, diğer taraftan insanlara derdimi anlatmayı denedim yine. Soluk soluğa kaldığım için sesimi düzgün kullanamıyorum. Kesik kesik, çatlak bir sesle, olanca öfkemle bağırdım: “Hırsız değiliz, katil değiliz, darbeci değiliz, emekçiyiz. Bizi işimizden atıyorlar, açığa alıyorlar. İşimizi istediğimiz için gözaltına alıyorlar!” Sonra yine bir hengame. Hüseyin’e ters kelepçe yapmaya çalıştılar, bir taraftan avukatımıza saldırdılar. Beni de hareketsiz duracak şekilde tuttular. Bu kez daha büyük bir kalabalık toplandı. Sahiplenenler, polise tepki gösterenler oldu. Bir türlü hangi araca bindireceklerine karar veremedikleri için beş dakikadan uzun süre bulvarda kaldık.
Anlık fotoğraflar kalıyor zihnimde her günkü gözaltı deneyimimden. Saliseyle ölçülebilecek, insanlarla göz göze gelme anları. Avukatımızın polislerin saldırısına uğradığı an. Hüseyin’e kelepçe takılırken polislerin üstüne atlamaya çalışmam. Sonra arabaya bindiriliyoruz ve biliyoruz ki Gazi Hastanesine gideceğiz.
Ardından Çankaya Emniyeti, tekrar sağlık kontrolü ve salıverilme. İki buçuk saatte tüm işlemler bitti. İlk sağlık kontrolünde Acun’la ve onunla birlikte gözaltına alınan KESK’li kamu emekçileriyle karşılaştık.Arkadaşlarımızın gözaltı aracına gittik, hal hatır ettik. Hepsi iyilerdi. Acun’u ayrı bir araçta tutuyorlarmış. Aracın kapısını da açmamışlar. Birden “Nuriye” diyen bir ses duydum. Derinden geliyordu. Kara camların ardından birbirimizle selamlaştık. Asıl kucaklaşmamız hastane içinde oldu. Sanki yıllardır görüşmemişiz gibi kucaklaştık. Çok anlamlıydı. Bugünün duygusu, o kucaklaşmanın bende bıraktığı iz. Güç veren, aynı duygu ve düşüncelerle bir yola girmiş olan iki insanın kaderdaşça, yoldaşça, kardeşçe sarılması. “Elimizdesiniz, suçlusunuz, canınıza okuyacağız” diyen düşmanca gözlere inat.

Bugün de para cezası kestiler. Büyük bir nümayişle yapılan gözaltılardan sonra, kabahatler kanunundan para cezası kesmeleri komik oluyor tabii. Orantısız bir durum. Ama yapacak başka bir şeyleri de yok. 2911’e muhalefetten işlem yapamıyorlar “toplantı ya da gösteri yürüyüşü”nün koşulları oluşmadığı için. Geçen gün polislerden biri itiraf etti. “Sizi her gün niye getiriyorlar, anlamıyorum, dövizde suç unsuru yok, topanma yok, yürüyüş yok.”
Orada oturursam, haksızlığa uğramış olan tüm kamu emekçilerinin cesaret bulacağını biliyorlar. Oranın bir şölen yerine dönüşeceğini, bir direniş alanı olacağını biliyorlar. Sesimizin çok gür çıkabileceğini, yaratıcılığımızla o alanda çok anlamlı şeyler yapabileceğimizi biliyorlar. Oraya oturursam insanlara ne çok şey anlatabileceğimizi, halktan saklanan, yalanlarla üstü örtülen her şeyi bir bir ifşa edeceğimizi biliyorlar. Oraya oturursam, artık kazanmış sayılacağımı biliyorlar. O yüzden böyle saçma, tutarsız işler yapıyorlar. Yeter ki oturmayayım, gerisi teferruat.

İlla ki oturacağım. Dünyanın en güzel manzaralı yerini verseler, ormanlar içinde, kuş cıvıltıları arasında otur deseler, yok, anıtımı isterim diyeceğim. O anıtın önünde oturacağım. Bedeli ne olursa olsun.

Yarın saat 12:30’da oradayım. Hiç olmazsa, uzaktan da olsa göz kırpmaya gelin.

Sevgiler, Nuriye.”

Bugün saat 12.30 da, eyleminin beşinci gününde Ar. Gör. Nuriye Gülmen de kendisine destek için giden bir kişi ile birlikte yeniden gözaltına alındı. akşam saatlerinde serbest bırakıldı.Bugün ayrıca 20 yıllık Acun Öğretmeni Eğitim-Sen’li olduğu öğrencilerinden ayırmaya kalktıkları için, Acun Öğretmen Ankara Altındağ’da direnişe geçme kararı aldı. Ancak polis işkenceyle Acun Öğretmen ve onu destekleyenleri gözaltına aldı. Akşam saatlerinde serbest bırakılan Acun Öğretmenin gözaltına alınma görüntülerine Seyri Sokak’ın facebook hesabından ulaşabilirsiniz. Aşağıdaki link ile birlikte Nuriye Gülmen’nin 13 Kasım 2016’da dile getirdiği taleplerini ve gözaltı görüntülerine ulaşabilirsiniz.

Nuriye’den mesaj:

“Yine cankaya emniyetteyiz. Herhangi bir islem yapilmadi henuz. Hastanede acun öğretmen ve onunla birlikte gozaltina alinan kesk’li kamu emekcilerini gorduk. Murat cesme’nin kolunda sorun vardi. Rontgen cekildi. Onun disinda hepsi iyilerdi. Selamlar, sevgiler. Direne direne kazanacagiz.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s