12 Kasım’dan not

Direniş Güncesi ve Çağrı

nuriye-12-kasim


“Açmaz
Açamaz
Deme
Hiç
Bir
Zaman
Bu
Nar
Çiçeği.
Açacaktır
Elbet
Bizim
Caddelerimizde de”

Bugün öğlen yine anıtın önündeydim. Biraz derdimi anlatma fırsatım oldu. Videolarda tam görünmüyor ama 2-3 dakika kadar konuştum sanırım. Sonrası aynı hikâye. 

Hikâyenin ana hattı aynı ama farklılıkları da var elbette. Bugün gözaltına alınmama şahit olan ve kendini tutamayan sevgili Bülent Abi’yi de aldılar benimle birlikte. Bülent Abi zihin engelliler öğretmeni. Gözaltı aracında beklerken öğrencilerinden konuştuk uzun uzun. Öğretmenlik zaten dünyanın en zor işlerinden biri. Engelli çocuklarla çalışmak ayrı bir sabır ve emek istiyor. Ne iyi ki bu halkın evlatlarını çok seven ve onları sabırla eğiten öğretmenlerimiz var hâlâ. 

Bülent Abi anıtın oraya gelirken muhtemelen gözaltına alınacağını düşünmüyordu. Ama içindeki kurt öylece beklemesine müsaade etmedi. Yaşar Kemal’in büyük bir ustalıkla tarif ettiği “mecbur kurdu” onu “Kahrolsun Faşizm” diye bağırmaya itti. Özgürlüğü ve huzuru iliklerimizde hissettiğimiz bugünlerde, onun payına da bu bedel düştü. Gözaltına alındı.
Sağlık kontrolünün ardından Çankaya Emniyet’e götürüldük. Beklettiler ama gözaltı işlemi yapmadılar. Kabahatler Kanunundan para cezası kestiler. 105 Lira. Çevreyi rahatsız ediyormuşum. Döviz’e bakıyorlar, suç unsuru yok, “işimi istiyorum” yazıyor. Ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Bu kez para cezası salvosu geldi. Bakalım yarın ne olacak?

Gözaltına alınırken, yerde sürüklendiğimi gören bir kadın “ne yapıyorsunuz” diye polise tepki gösterdi. Baktılar ki görüntü rahatsız ediyor, beni daha usturuplu taşımanın bir yolunu buldular. İçimizdeki mecbur kurdu bizi birleştiriyor. Korku seansları düzenleyenlere, “bu halktan adam olmaz” diyenlere inat, içindeki mecbur kurdunu yitirmemiş insanlığı selamlıyorum. Bu çağda her şey içimizdeki kurdu yok etmek üzere organize ediliyor. Devasa aygıtlar içimizdeki kurda düşmanlar yetiştiriyor, panzehirler üretiyor. Ama öldüremiyorlar, insanlığın kurdu ayakta kalmak için direniyor. Bu direniş, biraz da mecbur kurdumuzu ayakta tutalım diye…

Sözü ustaya bırakıyorum: “Her insanın içinde bir mecbur kurdu, bir İnce Memedlik bir Köroğluluk kurdu var. Köroğlu gitti, İnce Memed geldi. İnsanoğlunun içinde bu kurt oldukça insanoğlu ne olursa olsun yenilmeyecek. Sen insanoğlunun içindeki kurtsun. Ne olursan ol, nereye gidersen git. İşte insanoğlunun içindeki bu kurt yiterse, insanlık da işte o zaman insanlıktan çıkar. İnsanoğlu içindeki bu kurdunu yitirmeyecek, ona kıyamete kadar gözü gibi yüreği gibi bakacak. O kurt insanoğlunun şahdamarı, atan yüreğidir. Senin içindeki kurt da, işte insanlığın bu kurdudur.”

Yarın (13 Kasım Pazar) saat 13:00’da direniş alanımda olacağım. Herkesi beklerim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s